Savaşın Antalya ihracatına faturası ağır oldu: Yüzde 61’lik kayıp var

Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) çevrimiçi yapılan Nisan ayı meclis toplantısında konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kent ve ülke gündemi, tarım ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“İHRACAT, TARIMDA LOKOMOTİF OLDU”

Antalya’nın salgının da etkisiyle girdiği sıkıntıyı atlatmaya çalıştığını söyleyen Çandır, turizm, ticaret ve tarımdaki hareketliliğin umut verici olduğunu kaydetti. Turizmde 2019 yılı rakamlarına yaklaşıldığını, tarımdaki ihracat performansının da tüm zorlu koşullara rağmen gelişmeye devam ettiğini belirten Çandır, şöyle devam etti:

“Son yıllarda ekonomik ve ticari canlılığımızın temel ivmelendiricisi olan kredi büyümeleri hem bireyselde hem de ticari tarafta ciddi artışlar göstermektedir.

Yılın ilk çeyreğinde sektörel kredilerde toptan ve perakende ticaret tarafı aylık yüzde 5.5 gibi bir büyümeyi yakalarken, tarım kredileri binde 2.5 büyüme gösterdi. Ticaret tarafındaki hızlı büyümeye uygun bir tarım kredisi büyümesi olmaması, dikkat çekicidir. Nitekim ilk 3 ayda hallerimizdeki işlem miktarları aylık ortalama sebzede yüzde 14 ve meyvede ise yüzde 2 azalma eğiliminde olmuştur. Yani tarımdaki hareketliliğin lokomotifi, ihracat tarafı olmuştur.”

2022 UMUDU

Antalya’nın 2020 yılını tarihinde hiç görmediği bir küçülme ile geçirdiğini vurgulayan ATB Başkanı Çandır, “2021 yılında ise ülkemizin yüzde 11’lik tarihi büyümesine rağmen aynı başarıyı gösteremedi. Dolayısıyla 2022 yılında nispi bir iyileşme beklemekteyiz. Öncü göstergeler de bizleri umutlandırmaktadır. Turizmde 2019 yılı rakamlarını, kişi başına gelir hesabıyla aştıkça ve ihracat performansımızı da ton başına hesabıyla geliştirdikçe Antalya’mız, hak ettiği ekonomik performansa kavuşacaktır” diye konuştu.

RUSYA’YA İHRACATTA YÜZDE 61’LİK KAYIP

Antalya ihracatının Mart ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13 artışla 193 milyon dolara ulaşırken, toplam ihracatın yüzde 55’ini oluşturan tarım sektörünün ihracatının yüzde 4 artışla 107 milyon dolara ulaştığını belirten Ali Çandır, Ocak-Mart dönemi ihracatının ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artışla 511 milyon dolara yükseldiğini, 3 aylık dönemdeki tarım ürünleri ihracatının ise yüzde 9 artarak 296 milyon dolara yükseldiğine işaret etti.

Antalya’nın Rusya’ya ihracatının yüzde 61 azalarak 6.6 milyon dolara, Ukrayna’ya olan ihracatının ise yüzde 64 azalarak 3.5 milyon dolara gerilediğini bildiren Çandır, “Bu gerçekleşmelerle her iki ülkeye yapılan toplam ihracatımız 29 milyon dolardan 12 milyon dolara geriledi. Savaşın kentimizden iki ülkeye yapılan ihracata Mart ayındaki faturası 17 milyon dolar oldu. Antalya tarımsal ihracatının vazgeçilmez iki ülkesi olan Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce son bulmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

TARIMA ÖZEL TARİFE TALEBİ!

Yaz döneminde gerek üretimde kullanılan suyun tedariki, gerekse üretim için iklimlendirme sonrasında paketleme, hasat sonrası soğutma ve depolama gibi tarımsal işlemlerde kullanılan elektriğin tarım sektörü üzerinde ciddi bir yük oluşturacağına dikkat çeken Ali Çandır, “Meslek komitelerimizin talebi ‘tarımsal sulama’ isimli abone grubunun genişletilerek, tüm tarımsal işlemleri kapsayacak biçimde ‘tarım’ abone grubu olarak yeniden düzenlenmesi ve sektörümüzün maliyet yükünü hafifletici düşük fiyatlı özel bir tarife oluşturulmasıdır. Henüz olumlu bir dönüş alamadık. Talebimizin takipçisi olacağız” diye konuştu.

“TARIMIN SORUNLARINI ANLATTIK”

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi başkanlığında düzenlenen “Antalya Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı”na da değinen Çandır, “Bakan Kirişçi’ye Rusya-Ukrayna savaşının Antalya tarımına etkileri ve taleplerimiz, Antalya olarak tarımsal desteklerden yeteri kadar faydalanamadığımız ve desteklerin yapımıza uygun olmaması, kırsalda yaşamayı motive edecek desteklerin verilmesi, tarıma özel bir sosyal güvenlik modeli geliştirilmesi, tarımsal üretimde standardizasyonun önemi, girdi tedarik sisteminin geliştirilmesi ile tarım envanterinin güncellenmesi konularında sorun, öneri ve taleplerimizi paylaşma fırsatı buldum.” diye konuştu.

“AİLELER ÇOCUĞUNUN ÇİFTÇİ OLMASINI İSTEMİYOR”

Bir taraftan tarımının öneminin fark edildiği ve arttığı bir dönemde diğer yandan artan maliyetler nedeniyle tarımdan kaçışın hızlandığına dikkat çeken Çandır, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) son verilerine göre çiftçi sayısının 75 bin azalarak 493 bine gerilediğini belirtti. Çandır, “Aileler çocuklarının çiftçi olmasını istemiyor. İşverenler sosyal sigorta primlerinin yüksekliğiyle başa çıkamıyor. Dolayısıyla tarımda çalışacak kişiler ya kayıt dışına ya da tarım dışı sektörlere kayıyor. Ancak tarlasını, bahçesini, ağırını ve kümesini bırakıp kente giden bir daha dönmüyor. Ve bu durumun etkileri daha yıkıcı oluyor” dedi.