Devlet Bahçeli: Elektrik dağıtımı devlet eliyle yapılmalıdır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Ukrayna-Rusya krizi, 6 siyasi partinin toplantısı ve faturalardaki fahiş artışa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “TEDAŞ’a denetim yetkisi tekraren geri verilmelidir. Elektrik dağıtımının devlet eli ile yapılması, elektriğin üzerindeki vergi yükünün kaldırılması yükü hafifletecektir” dedi.

Devlet Bahçeli: Elektrik dağıtımı devlet eliyle yapılmalıdır

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gündeminde Rusya-Ukrayna krizi, 6 muhalefet liderinin toplantısı ve elektrik faturalarındaki fahiş artış olan Bahçeli, “Kamuya elektrik dağıtımının devlet eli ile yapılması, elektriğin üzerindeki vergi yükünün kaldırılması sorunları hafifletecektir. Elektriğin üzerindeki vergi yükünün azaltılması gereklidir” ifadelerini kullandı.

Rusya- Ukrayna arasında devam eden krize ilişkin de konuşan Bahçeli, “Rusya-Ukrayna arasında çıkacak bir savaşın en fazla mağduru olacak ülke Türkiye’dir” değerlendirmesinde bulundu.

6 MUHALEFET LİDERİNİN TOPLANTISINA İLK YORUM

Bahçeli, 6 siyasi parti liderinin bir araya geldiği toplantıya ilişkin ise “Cumhurbaşkanı adayları yok, stratejik hedefleri yok, politikaları yok, geleceğe dair en ufak hazırlıkları yok; günlerdir masa etrafında nasıl oturacaklarını konuştular” yorumunu yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Çankaya Belediyesi’ne ait Ahlatlıbel Tesisleri’nde bir araya gelmişti.

Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

“MHP, teşkilat kapasitesiyle, fikir kalıbıyla, siyaset kalitesiyle şükürler olsun ki gıpta edilecek bir seviyededir. Milletimizin gönlünde yüksek bir mevki edinmiştir.

Kızılcahamam’da yaptığımız toplantılara katılanlara, il başkanlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Biriniz bin olsun, biriniz hepiniz olun. Kalpleri Türkiye sevdasıyla çarpan, bu vatan benim bu millet onurun diyen her kardeşimi bağrıma basıyor, Allah’a emanet ediyorum.

RUSYA-UKRAYNA KRİZİ: EN FAZLA ZARAR GÖRECEK ÜLKE TÜRKİYE

Dünya nefesini tutmuş Rusya, Ukrayna arasındaki yüksek tansiyonun ağır sonuçlarına, neden olacağı küresel alaboraya odaklanmıştır. ABD’den Avrupa’ya alarm zilleri şiddetle çalmaktadır. Bu iki ülkenin sıcak bir çatışmaya girmesi büyük bir risk ve tehdittir. ABD Başkanı Biden’ın dünya savaşı ihtimalini telaffuz etmesi, Covid salgınından çok daha vahim bir tehlikenin ayak sesi, krizin çok geniş bir coğrafyaya yayılabileceğinin ön haberidir. Böylesi bir cinayete hiçbir ülke kalkışmamalıdır. Muhatap devlet veya hükümet başkanlarının gün aşırı görüşmeleri, liderlerin telefon diplomasileri, biri biterken diğeri başlayan görüşmeler beklenen yumuşamayı sağlayamamıştır. Rusya Dışişleri Bakanı’nın ‘Müzakereler için ışık görüyoruz’ açıklaması önemlidir.

Rusya-Ukrayna kutuplaşması yalnızca bu iki ülkenin sorunu olmaktan çıkmış, dünyanın kafa yorduğu bir numaralı gündem konusu haline gelmiştir. Bir yanda krizin kademe kademe artışını kışkırtan ülkeler varken, diğer yandan gerginliğinin yatışmasını arzulayan ülkeler bulunmaktadır. Türkiye bu ikinci seçenekte yer alan ülkelerin başını çekmektedir.

Rusya ile Ukrayna arasında çıkacak savaşta en fazla badire ile karşılaşacak ülkeler arasında Türkiye başta yer almaktadır. Çıkacak savaşta en fazla Türkiye mağdur olacaktır. Putin’in arabuluculuk hevesine kapılan Macron’u 4.5 metrelik masanın ucuna oturtması manidar bulunmuştur. Biden’ın, Rusya işgal ederse Almanya ile birlikte müdahale ederiz açıklaması, Polonya’ya askeri birlik göndermesi, silah yüklü 14’üncü uçağı indirmesi gerilimi diri tutan marazi adımlardır. Ortamı geren ABD, Kiev Büyükelçiliği’ni boşaltmanın yanı sıra vatandaşlarını Ukrayna’dan ayrılmaya çağırmıştır. Ukrayna’da süre gelen panik havasının sürdürülmesi sistematik şekilde ilerletilmektedir.

ELEKTRİK FATURALARINDAKİ ARTIŞ

Döviz kuru artınca fiyat etiketlerini gecikmesizin kabartanlar döviz kuru düşünce aynı iradeyi göstermemişlerdir. Fırsatçılara göz açtırılmamalıdır, stokçuların üzerine gidilmelidir.

Herkesin, her sektörün taşın altına elini sokması şarttır. Acil bir ihtiyaçtır. Enflasyonla savaş, milli seferberlik ruhu refakatinde geniş bir katılımla icra edilmelidir. Hiçbir şart altında vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmesine tahammül edemeyiz, buna seyirci kalamayız. Hayat pahalılığının yükü altında tek bir insanımızın yaşamasına göz yumamayız. Yüksek elektrik ve doğal gaz faturaları ile artan gıda fiyatlarının insanımızın umutlarına gölge düşürmesine sessiz duramayız.”

Elektrik faturalarındaki yüksek tutarlar vatandaşlarımızı rahatsız etmiştir. Hükümetin bu konudaki çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Yüksek faturaların nedeni dağıtım şirketleridir. Elektrik dağıtımının devlet eliyle yapılması maruz kaldığımız sorunları hafifletecektir.

KILIÇDAROĞLU’NU HEDEF ALDI: FATURA ÖDEMEM ÇIKIŞI PROVOKASYONDUR

CHP Genel Başkanının fatura ödemeyeceğim sözü yasadışı bir eylemin, sivil itaatsizlik kılıflı bir isyan teşebbüsünün, siyasi bir hezeyanın mahsulüdür. Ödemezse sonucu bellidir. Elektriği derhal kesilmelidir. CHP Genel Başkanına öncelikle HDP’nin destek vermesi kirli ilişkiler ağını bir kez daha somutlandırmıştır. Fatura ödemem çıkışı bir protesto değil provokasyondur.

6 MUHALEFET LİDERİNİN TOPLANTISI

Politikaları yok, geleceğe dair en ufak bir planları yok. Oturma düzenin nasıl olacağını günlerce konuştular. Yeni bir şey söylemekten, ortak bir siyasi program üretmekten mahrumiyetlerinin ileri düzeyde olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Görünüşte 6, gerçekte 7 partinin bir siyasi dağılma içinde oldukları bir kez daha görülmüştür. Eskiye dönme niyeti reform değildir. Zillet ittifakı havlu atmıştır. Yapılan açıklamada yeni ve dişe dokunur hiçbir şey yoktur.

Hiç mi hazırlık yapmadınız? Açıklamada çok daha vahim savrulmalar vardır. Avrupa Konseyi’nin ve Avrupa Birliği’nin normlarına bağlı kalacaklarmış. Bu nasıl bir gayri milliliktir. Bu kadar mı yabancılaştınız? Bahsedilen bu normlar nelerden ibarettir? Açıklasınlar da öğrenelim. Türkiye’nin aleyhtarı tutumuna destek olacaklar mı? Şimdi bu toplantıyla ilgili bir değerlendirmeyi size sunmak istiyorum. Bu kara kalem çizilmiş bir şey. Burada 6 yuvarlak masa, altında HDP, onun ayaklarının altında Avrupa Konseyi ve ABD var. Masa dikdörtgen olsa 4 ayağı olurdu ama yuvarlak olunca ayak 1, o da gizli ayak. O da HDP. Şu hale bakın! 6’lı ganyan, HDP ve Avrupa Konseyi, ABD, AB. Bunların normlarına kalacakmış. Birleştikleri yer HDP, kullandıkları yer altılı ganyan.

Bizim için tek geçerli norm, Türkiye normudur. Herkesin kendini eşit gördüğü, demokratik bir Türkiye’yi kurmak istiyorlarmış. Bunu külahıma anlatsınlar. Ülkemizde yaşayan herkes eşit ve özgür vatandaştır. Türkiye’de eşitliğin ihmal edildiği ne zaman görülmüştür? Güçlendirilmiş parlamenter sistemle ilgili mutabakat metnini de 28 Şubat’ta açıklayacaklarmış. 28 Şubat’a gün vermeleri elbette tesadüfi değildir. Bu ittifak içten içe çürümüş, çözülmüş ve çökmüştür. HDP’li bir eşbaşkan ortaklarını uyarmıştır. Zillet ittifakı PKK, FETÖ, husumet, çıkar, nifak ittifakıdır. Türkiye düşmanları ve HDP’nin gözetimi altındadır.”