Bilişim Uzmanı Füsun Sarp Nebil: ‘Haberleşememe’nin cezası BTK’ya kesilmelidir

Bilişim Uzmanı Füsun Sarp Nebil, T24 için kaleme aldığı yazısında, depremdeki haberleşmenin kesilmesinin ve bunun yarattığı olumsuzlukların sorumlusu olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nı gösterdi.

Nebil’in yazısından öne çıkan bölümler şöyle:

“…

Peki, 2019’da bu sıkıntıyı yaşadık, cezalar da verildi filan, 2023 Kahraman Maraş depremine kadar aradan 3,5 yıl geçti. Haberleşmede sorun çözüldü mü?En lazım olduğunda haberleşme kesintisiz ve düzgün yürüdü mü?

Hayır çözülmedi.

“Cezalara rağmen neden?” filan diye sormayın. Çünkü BTK cezayı, gerçekten hak edilen bir ceza olarak değil, “Sorumlu olan Operatörlerdir, BTK değil” ALGIsı yaratmak için kesiyor. Zaten miktara bakın anlayın. Bu kadar ciddi bir olayda tüm kabahatli olanlar operatörler olsaydı ceza operatörlerin sadece 3 saatte kazandıkları para kadar olur muydu? Özellikle “Haberleşememek”, bu depremde gördüğünüz üzere “yaşamı tehdit eden bir sorun” iken.

Üstelik bu para da tüketicinin cebinden çıkıyor.

Bu nedenle 2019’daki depremin arkasından da yazmıştık; sıkıntının kaynağı, operatörlerden önce sektörün gelişmesini engelleyen BTK, onun üzerindeki Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve onun da üzerindeki AKP hükümetidir. Operatörlerin de yapmadıkları ya da eksik yaptıkları varsa da, ceza kesilecekse asıl sorumlulara, yani BTK, Ulaştırma Bakanlığı ve AKP Hükümetine kesilmelidir.

Bu yazıda bir daha, bir daha, bir daha neden böyle olduğunu anlatacağız. Siz sevgili telekomünikasyon tüketicileri, lütfen haberleşme haklarınız konusunda farkındalığınızı yükseltin ve talep edin. Yapmayan yetkilileri de şikayet edin, tepki gösterin, dava açın …

***

Dolayısıyla Turkcell ve Vodafone’ın verdiği rakamlara göre 450 baz istasyonu gözüküyor. 11 tane de İBB’nin gönderdiğini biliyoruz. Bu durumda haberde bahsedilen ULAK baz istasyonu herhalde en fazla 15-20 tane olmalı.

Buna karşılık, Turkcell 1.600 istasyonun kesildiğini, Vodafone ise 1.200 istasyonun yıkıldığından bahsediyor. Türk Telekom somut rakam vermiyor. Rakamını veren 2 operatörün 2.800 istasyonu yıkılmış ve dolayısıyla 2 operatörün oraya gönderilen mobil baz istasyonu sayısı ancak 6’da biri kadar.

Baz istasyonları yüzde 70-80 Fiber, yüzde 20-30 radyolink olmalıydı, Fiber engellendiği için tam tersi durum var.

Mobil baz istasyonları “arızi” durumlarda, yani normal şartlar altında sabit baz istasyonları ile sürdürülen haberleşme miktarının üzerine çıkıldığında gereklidir. Bir yerde maç vardır ya da başka türlü bir kalabalık –konferans, maraton, miting vs– olabilir. Mobil operatörler normal zamanda 3-5 sabit baz istasyonu ile idare edilen o bölgeye, böyle durumlarda mobil baz istasyonlarını göndererek, artan haberleşme miktarını desteklerler.

Şurada ya da burada, 81 ilde çok kalabalık durumlar aynı anda olmayacağından, mobil baz istasyon sayısının 500-1.000 olması yeterlidir. Tabii ki bu ifadenin “gerek ve yeter şartı”; sabit şebekenin sağlam ve yedekli olmasıdır. Özellikle de deprem gibi afetler açısından.

Yani sabit şebekenin, fiber optik şebekeye bağlı olması ve yumurtaların aynı sepette olmaması açısından, bir kaç farklı ve de yedekli fiber şebeke bulunması gerek ve yeter şarttır.

Ama ne görüyoruz? Türkiye’de baz istasyonlarının ancak % 35-40’ı fiber bağlantıya yani ingilizce ifadesiyle “reliable (güvenilir)” bağlantıya sahipmiş. Gerisi radyolinkmiş. Oysa dünyada bu oran % 70-80 fiber ve % 20-30 radyolinktir. Radyolink ancak kablo döşemenin zor olduğu yerlerde kullanılır.

***

‘Fiber nasıl engellendi’nin resmini görelim

Bugün dünyadaki standart, yeni hücresel ağ vericilerinin gigabit bağlantıları kullanılarak bağlanmasıdır. 1 Gbps mutlak minimumdur, daha fazla trafik toplayan istasyonlarda 10 Gbps fiber optik kablo bulunur.

Ama aşağıdaki karara bakın;

Ne diyor biliyor musunuz? Fiber optik kablo şebekesinin yaygınlaştırılmasını teminen, Türk Telekom’a 2011 tarihinden itibaren 5 yıl boyunca muafiyet veriliyor. Bunun sonucunda fiber yatırımı ne olmuş, bakalım;

Bu grafikten bakalım, Fiber optik şebeke Türk Telekom’a sağlanan muafiyet sonucu ne kadar artmış? 2011’de 152,5 bin km’den, 2016’de 222,7 bin km’ye çıkmış. Yani 5 yılda Türk Telekom toplamda 70 bin km fiber döşemiş. Yıl başına 14 bin km. Komik…

Yani neymiş?

Bu kararı kimler aldı, kimler uygulamadı, kimler Türk Telekom’da yatırım yapması gerekirken yapmadı ise, depremdeki haberleşmenin kesilmesinin ve bunun yarattığı olumsuzlukların sorumlusu herkesten önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’dır. Nokta…

Diğer etkenler

Bu yazı şimdiden çok uzun oldu. Fiber şebekenin eksikliğini bir daha vurguladığımız bu bölümün, AKP’li yetkilileri uyarması ve derhal fiber yatırım için çalışmaları gerektiğini söyleyelim ve bir sonraki bölümde BTK’nın ve Ulaştırma Bakanlığı’nın neleri eksik yaptığını anlatmaya devam edelim. “

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir