26. Avrasya Ekonomi Zirvesi devam ediyor

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, dünyanın birçok tehdit ve sorunla karşı karşıya olduğuna işaret ederek, “Bütün bunlarla mücadele edilecek bir bölge varsa bu bölge, Avrasya bölgesidir.” dedi.

Marmara Grubu Vakfı (MGV) tarafından bu yıl 26’ncısı düzenlenen ve Rusya-Ukrayna Savaşı, bölgesel çatışmalar, küresel belirsizlikler, enerji krizi, gıda güvenliği, iklim değişikliği ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi başlıkların ele alınacağı “Avrasya Ekonomi Zirvesi” devam ediyor.

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Bozay, zirvede yaptığı konuşmada, “Bu zor dönemde kurumsallığını kaybettirmeden bu zirveyi düzenlediğiniz için hepimiz size minnettarız.” dedi.

Bir ekonomi gazetesinin satır başlarından örnekler veren Bozay, “Başlı başına bu haberler bize şunu gösteriyor eğer biz işbirliğine gitmez ve güven arttırıcı bir şekilde bir arada hareket etmezsek ortaya kurallara dayalı uluslararası düzen değil, tam tersi kuralsız bir yaklaşımla uluslararası düzensizlik ortaya çıkacak. Bunun önüne geçmek için Avrasya bölgesinin çok aktif, çok birbiriyle işbirliği içinde hareket etmesi gereken bir döneme girmiş durumdayız.” diye konuştu.

“Bütün bunlarla mücadele edilecek bir bölge varsa bu bölge, Avrasya bölgesidir”

Bozay, gelecek dönemde dünyanın, salgın hastalıklar, iklim değişikliğinin yarattığı toplumsal çalkantılar, küresel tedarik zincirinde yaşanan kırılmalar, diğer birçok büyük sınamalar ve tehditlerle karşı karşıya olacağını belirtti.

Büyükelçi Bozay, “Bütün bunlarla mücadele edilecek bir bölge varsa bu bölge Avrasya bölgesidir. Bugün AB’nin başlattığı bir küresel geçit politikası görüyoruz, aynı şekilde Çin’in de kuşak yol politikaları var. Bütün bu politikalarda geçiş noktası değil, aynı zamanda kapı, anahtar ve kilit olan ülke Türkiye’dir.” ifadesini kullandı.

“Hem diğer ülkelerin kurallarına uyan ekonomik sistem hem de dostane yaklaşım”

Türkiye’nin doğa dostu ve yürütülebilir bir ekonomik döngü içeren yeni projeler oluşturduğunu belirten Bozay, bu politikaların temelinde güveni artırmak ve paydaşlarla işbirliği yapmak olduğunu söyledi.

Bozay, “Bütün bunları yaparken sizlerin, Avrasya coğrafyasından gelen temsilcilerin Türkiye’ye olan desteği, Türkiye’ye olan güveni bizler için çok çok önemli.” ifadesini kulandı.

Türkiye’nin Avrasya’dan Balkanlar’a, Orta Asya’ya kadar her alanda açılımları olduğuna işaret eden Bozay, şunları kaydetti:

“Hem Çin’le ticaretimiz var hem AB ile ticaretimiz var. Burada ortaya çıkan bir kavram üzerinde duruyoruz. Nedir bu? Biliyorsunuz eskiden ‘offshoring’ çok popülerdi. Sonra bu tedarik zincirlerindeki kırılmalardan dolayı ‘nearshoring’ ortaya çıktı. Şimdi ortaya çıkan kavram ise ‘friendshoring’. Friendshoring’in temelinde de ortaya çıkan unsur şudur. Hem diğer ülkelerin kurallarına uyan ekonomik sistem hem de dostane yaklaşım. Türkiye’nin dış politikası, ekonomik yapısı ve çalışmaları tamamen bunun üzerine kurulmaktadır.”

TDT’nin İstanbul ve Semerkand zirveleri Türk dünyası için dönüm noktası

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev ise 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sebebiyle hayatını kaybedenler için taziyelerini ileterek, bu afette Türk dünyasının seferber olduğunu ve güçlü bir dayanışma gösterdiğini aktardı.

Türk devletlerinin afet bölgelerindeki ihtiyaçları göz önünde bulundurarak desteklerini sunmaya devam ettiğini hatırlatan Ömüraliyev, bu zor zamanların üstesinden gelmesi için Türk halkının yanında olacaklarını belirtti.

Ömüraliyev, Türk devletlerinin TDT çatısı altındaki başarılı işbirliğinin, yapıcı, öngörülebilir ve kapsamlı bir diyaloğa dönüştüğünü dile getirerek, TDT’nin İstanbul ve Semerkand’daki zirvelerinin, Türk dünyası için tarihi bir dönüm noktası haline geldiğini kaydetti.

TDT’nin birçok farklı alanlarda işbirliğini teşvik ettiğini ve ekonomik işbirliğinde önceliklerden biri olduğunu vurgulan Ömüraliyev, “Türk Devletleri Teşkilatı, yeni bölgesel ve küresel manzaralar inşa etmek için bir tedarik platformu haline geldi.” dedi.

Ömüraliyev, resmi istatistik rakamlarına işaret ederek, “Türk devletlerinin toplam nüfusu yaklaşık 106 milyon ve üye devletlerin arzu edilen toplam gayri safi yurt içi hasıla 1,5 trilyon dolar civarında.” diye konuştu.

Son dönemde TDT işbirliğiyle tüm alanlarda iyi sonuçlar kazanıldığını belirten Ömüraliyev, “Bunun arkasında milletimizin ve liderlerimizin güçlü iradeli ve kararlı duruşu yatıyor, inanıyorum ki Türk devletleri daha güçlü, daha iyi entegre ve daha birleşik bir dünya elde etmek için işbirliği yapma kararlılığını sürdürecektir.” ifadelerini kullandı.

KEİPA Genel Sekreteri’nden işbirliği vurgusu

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Genel Sekreteri Asaf Hajiyev de 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yol açtığı yıkımı kendi gözleriyle gördüğünü belirterek, Türk halkının en yakın zamanda bu felaketin üstesinden geleceğini söyledi.

KEİPA’nın 13 üyesi olduğuna işaret eden Hajiyev, “Şu anda birkaç çatışma var. Çatışmanın sonu savaştır. Savaş sonucunda da şu anda dünyada 100 milyonun üzerinde mülteci ve 700 milyar dolardan fazla ekonomik zarar var.” dedi.

Hajiyev, KEİPA içinde birçok kültür bulunduğunu dile getirerek, “Bu bağlamda birlik olmalıyız. Biz sadece işbirliğine başlamamalı, bunları sürdürmeliyiz de çünkü sorunlar sadece bizim ya da tek bir ülkenin sorunu değil, tüm ülkenin sorunudur.” görüşünü paylaştı.

Dünyanın bugün birçok problem ile karşı karşıya olduğunun altını çizen Hajiyev, “Ancak Türkiye yönetiminin çabaları sayesinde sorunlar çözülüyor. Bugün de bu çözümlerin süreceğine dair sinyaller aldım.” ifadesini kullandı.

Hajiyev konuşmasının sonunda tüm dünya için refah, işbirliği ve barış çağrısında bulundu.

“Türkiye, yıllar içinde bölgenin en önemli aktörü olma yolunda evrildi”

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreteri Lazar Comanescu, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından gösterilen dünya genelindeki dayanışmanın çok kıymetli olduğunu belirterek, KEİ’nin Türkiye’nin yeniden inşasına katkı sağlamak adına her zaman hazır olduğunu bildirdi.

Comanescu, “Ev sahibi ülkemiz Türkiye, yıllar içinde bölgenin en önemli aktörü olma yolunda evrildi.” ifadesini kullandı.

Bölgede son gelişmelerin, KEİ üyesi ülkelerin aralarındaki işbirliğini artırmalarını acil bir ihtiyaç haline getirdiğini savunan Comanescu, “Yapmamız gereken şey bölgedeki güven ortamını tekrar sağlamak ve işbirliği ruhunu sürdürmek.” şeklinde konuştu.

Comanescu, KEİ ülkelerinin işbirliği potansiyeline de değinerek, söz konusu ülkelerin ticaret, ulaşım, enerji, çevre, bilim ve teknoloji gibi oldukça geniş kapsamlı faaliyetlere açık olduğunu söyledi.

Başta Rusya-Ukrayna Savaşı olmak üzere son yıllarda bölgede yaşanan gelişmelerin organizasyonu da etkilediğini hatırlatan Comanescu, savaşın, yalnızca bölgenin atmosferini değiştirmediğini, KEİ’nin faaliyetlerini de sekteye uğrattığını dile getirdi.

Comanescu, sağlanması gereken güven ortamının henüz çok uzağında kaldıklarına dikkat çekerek, tüm üye ülkelerin aynı masa etrafında buluşmasını doğru yolda ilerlediklerini gösteren bir adım olarak değerlendirdi.

Bu adımların güven ortamını getireceğini kaydeden Comanescu, KEİ’nin bu konuda çalışmalar yürütmeye devam ettiğini aktardı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir